Cuma, Şubat 25, 2011

Elma



Kusura bakma da, ben elmayı seviyorsam elma da beni sevmek zorunda. Hele ki kurtlu kıçına rağmen seviyorsam. O da beni severse kurtlu elma ki organik demektir tıp literatürlerinde, aşkla yerim. Sevmezse de kurtlu bu, bozuk der daha birsürü kıymet-had bilmez meyve ile çöp öğütücüsünde öldürürüm.




Çarşamba, Şubat 23, 2011

Kap



Şişede durduğu gibi durmaz diyen arkadaşım; sıvılar bulundukları kabın şeklini alırlar o konuda hemfikiriz de, şişede durmasını istiyorsan içme ki, senin kap sıvının şeklini almasın bari.




♥ uyku



Uyurken zaman nasıl geçiyor hiç anlamıyorum.
Ölesiye eğlenceli.



Cumartesi, Şubat 19, 2011

Trip




Trip; sürtünme, aşındırma suretiyle, etekleri tutuşmayla zil çalmaya her an meyilli kimselerin erkinde, bakteri yuvası liman.
Sürtük; sürtünen dişi kişi.
Triboloji; yanmış elektrik yüklü yüzeyler (etekler de dahil) ile neticeyi insanlık yararına, haticeyi konu dışı bırakarak, etkileşimleri ile inceleyen bilim dalı.
Görüyorsunuz ya, sanat için soyunanlar kadar, istemeden de olsa bilimin doğrudan konusu olan dişilerimiz de var.

Ve beyaz fareler değiller onlar..




Kabuk



Kabuğuma çekilmem çevremi sevmediğimden değil,
kabuğumu çok sevdiğimden de, eşek ne anlar hoşaftan kabuktan.




Çarşamba, Şubat 16, 2011

Mera.



Otlakçılara önerim, kendilerine ayrılan meralar dışında otlanmamaları ve geviş getirme suretiyle tasarrufa yönelmeleri. Yönelsinler. Yönelsinler ki, hayvan haklarını ihlalden ceza yemeyelim.



Perşembe, Şubat 10, 2011

Son sigara



"Son bir sigara iç, öyle git gideceksen" diyen kadın, giderayak biraz daha zehirlen istiyordur.

Gitmeyeceğin varsa da git.




Salı, Şubat 08, 2011

Serz-enişte




"2 artı 2 eşittir 4"
2 misin 4 müsün, nerden biliyorsun?



Hadi ama.
Hiçbir şey bilmiyorsun.
Hiçbirşey bilmediğini de bilmiyorsun.



Bence sen ölüsün.
Çünkü ölüler kokuşurlar da, konuşamazlar.



Nerden mi biliyorum?
2 elimi sarmayı unuttuğunda seni 4 elle ben gömdüm.
Çift olma fikrinden vazgeçemedim hiç.
Cenazede 2 kişi, 4 el idik.
2miz ben oldum. Sen ruhum oldun, ben bedenim.



O kadar çok şeyi özlüyorum ki, özlememeyi özlemek bile son vermiyor tüm bunlara.
Ölenle gömülmüyorsa bile, ben bir süredir baygın yaşıyorum.



Aslında ölüp ölmediğini de bilmiyorum.
Zira ben artık fantezi dolabımda ne varsa onu giyip uyuyorum.
Rüya ile gerçeği birbirine karıştırıyorum.



Ve evet, bu cenaze de bir fantezi.
2 değilim, 4 değilim, 24 saat etmiyor varlığı huzurumun.
Hiçbir şeyi de bilmiyorum, doğru.
Hiçbir şeyde de, herşeyde de hep sen varsın.



Çok Önemli Not: Bu bir ayrılık şarkısı değil. Böyle nakarat olmaz. Bu kadar kalmak isterken gitmek hiç hiç olmaz.







Pazartesi, Şubat 07, 2011

Bul(aşık)





Bulaşıkları yakıyor, yemekleri yıkıyorum. Kalbimin bütün odalarında bahar temizliği var kapakçıklar da dahil. Kalbi 3 oda 1 salon kevaşeler, potansiyel polenler ile tozlar bile alerjimi azdırmaya cüretsiz. İşin garibi bardağın kenarındaki su damlacıklarını, bütün lekeleri görüyorum. Aşktan gözüm kör falan değil yani. Yalnızca kulaklarım dış seslerin kalabalığına, kabalığına kapalı. 2 çizik var diye ne bardaktan vazgeçilir ne susuz yaşanılabilir. O yüzden aç gözlerini sen de sersem. Yanındakinin elini sıkı sıkı tut. Terliyse bile tut. Kuru kuruya aşk yapılmaz. Nem şefkati, duyguları yüceltir.

Altı neden mi çizili?
Çünkü bugün mevcut tüm ruh durumları az çizik, lakin vurgulu ve tutkulu.


Çarşamba, Şubat 02, 2011

Gazi




 
Dost diye birşey yok, daha az kazık atmış yakın arkadaş var.
Alan gazi, satan gazi durumu bir nevi..





 

Salı, Şubat 01, 2011

Sıfır kadar olamadık



O "hiç" bildiğin sıfır piçi bile ikiye bölünce kalansız. Dört elle sarılanı yoksa bile,  adamdan değilse bile, rakamdan sayanı var.
Çarptığını yutuyor istisnasız, tuttuğunu koparıyor. İnsanı istikrar manyağı yaparcasına..
O çırpı bacak "1" bile etkisiz. Zararsız en azından.
2? Çift demeye dilim varmıyor. "2de 1" tamlamasını anımsatıyor artık sadece, olumsuz mu olumsuz. 4 kadar cümbüş, 1 kadar da başı dik değil üstelik.
Kambur Kanguru..

1-0 skorunu görünce aklıma üşüşen kareleri ve rakamların şu saatten sonra benim için ifade ettiği anlamı bilemezsiniz.
Bölünen, bölen ve kalanlarım var. Yani "sıfır" kadar olamadık. Çift diye geziyoruz.
Sevgi çoğuldu hani? Yalnızlık ütopyaydı?
Leylekler bebek, kuzular uyku dağıtıyordu.
Bir avuç matematik, bir avuç masal, bir avuç "Hoyrat Bilgisi" mi bizi yerle bir etti?
Hadi ama. O kadar da "çocuk" değilim.
Üç harfim var görünen buysa.
BSG.