Çarşamba, Ağustos 18, 2010

rainbow ice.


Anlık olmaktan çıkmış küflü iletiler bloğumda, facebook duvarıma işeyenler susmuş yerini taze ananaslara bırakmış, msnde ise bir gece hayatı. Aklım inadına kımıl kımıl, olmuşum olmuşum hatta kokuşmuşum. Doğayı ilk kez yabani otlarıyla birlikte sevmişim. Fikir fukaralarının başka yeteneklerini keşfedebilmişim. Bir 24 saati diğer bir 24 saatten ayıracak kadar ince nüanslar yakalamışım, tıpkı sağ uzuvlarımızın sol uzuvlarımızdan farkını yeni keşfetmiş bir çocuk gibi. İnsanlarla farklı olduğumuzun algısı bir kenarda yalnız ağlayagörsün, kendi içimizdeki başkalaşımların sade soda misali hararet alışına ve mineral zenginliğine hayran kalmışım. Başka mı neler?

Virajı alamadığım anlarda uçuruma ve çarpışma ihtimaline kontağı kapatıp geri vites ihtimallerini de eklemek,
Nane limonu reçeteden çıkarıp, limonlu bira kadar sempatik bir pozisyonla baş köşeye koymak, bulantıların mide beyin arasındaki yolu koruma görevini kabullenmek, onu bir ecnebi değil de embriyo kadar korunmasız kabul edip bağrın orta yerine basmak,
Dimplysick ile Dimplysilly'ye 10 km'den daha kısa mesafede bir Dimplearning Camp olduğunu bilmek...

Yazmadığım 15 ayın fezlekesi bundan ibaret. İlk sigaranın bitişine yetişememiş bir dizi kelimenin dökülüşünü izlediniz. Yakın bi tarihte tekrar buluşmak sözü ile buzlu kahveme buzları çözülmeden kavuşmak için ayrılıyorum.

2 yorum:

Gabriel dedi ki...

Kelimeler, seninle fingirdemekten çok memnun, farklı bir tecrübe yaşamış gibiler:)

D!mple Rock dedi ki...

Onları o kadar özledim ki, sabah 6da hala el eleydik ;}