Çarşamba, Ağustos 26, 2009

ultra geniş tahammül sınırları eşit huzur.


Kalemimin mürekkebi gözyaşı pınarlarımla doğru orantılı olarak doluyor. Mutsuz bucaksız bir dağ evinde şarapsız, deftersiz, yastıksız kalmış gibiyim. Evet işte aynen böyle. Yastıksız da uyuyabiliriz, şarapsız da yaşayabiliriz değil mi? Yazacaklarımızı biriktirip, akılda kalanları sonradan ilgili yere iletebiliriz. Irak bi yerlere gitmek isterken, daha da yakına, saklanabilinecek yegane deliğe sığındığımızı farkediveririz. Daha elzem olan, buralardan 2 iç çamaşırı, bir sabun, bir şişe viski, 2 paket çubuk kraker ile uzaklaşma arzusu. Haftanın olayı bu. Bir kutuya kapatıldım, hava deliği bile açılmamış üstelik. Tutkuyla besliyor biri, döktüğüm her bir kırıntı için bir şaplak yiyorum. Yediğim burnumdan geliyor. Karşılıksız sevmek diye birşey yok, karşılıksız öpmek var sadece. Kendi rahimime girip orada uyumak istiyorum. Güvenli hiçbir yer bilmiyorum. Kürtajıma, doğumuma, yaşam alanıma kendim karar vermek istiyorum. Kendimi, şu dünyada en çok sahiplenmem gereken varlık olan kendimi sevmek istiyorum. Sonrasında da kendimi sevmemi sevenleri sevmek.. Sarılmak için yanaklarımdan inecek tuzları beklemeyen bir gövde istiyorum öğlen sıcağında bir gölge misali. Tahammül sınırlarımı genişletmek istiyorum olabildiğince. Böylece daha sevimli olabilirim, sevilebiliritemi yükseltebilirim. Hatta belki kendime bile haber vermeyeceğim bi yerlere alıp başımı - gövdemi giderek, kendimi özlememi sağlayabilirim. Özlemek candır çünkü. Can, canan özlenir sadece. "Eski Ben"i boşayıp bir yenisini alacağım. Evden uzaklaştırmak zorunda kaldığım bütün evcillerimi de yanımda götürmek istiyorum günah çıkartmak için. Şimdi açılın biraz. Vicdanımla sevişeceğim.

2 yorum:

Rögar dedi ki...

"Sonrasında da kendimi sevmemi sevenleri sevmek.. Sarılmak için yanaklarımdan inecek tuzları beklemeyen bir gövde istiyorum öğlen sıcağında bir gölge misali."
biraz ağır oldu zaten kafam bozuktu 2009 da da pek bir şey yazmadığını fark edince oralara bakmak istedim sebep de ağırmış

D!mple Rock dedi ki...

Şimdi farkettim de hep başıma gelen şey aynıymış.
Kafan bozuksa okuma bayım. Yanetkileri konusunda bir araştırma mevcut değil henüz.