Çarşamba, Aralık 26, 2007

nor dried nor mossy. poise it!



Ağlamaktan kurudu gözlerim ifadesi tarih olacak. Uzmanlar, bugün okuduğum habere göre, gözyaşlarının her göz kırpışında gözü yağlandırarak, enfeksiyon riskini azalttığını söylüyorlar. İnsan doğasının garip bir dengesi(zliği) var! Kalbin yorgun, ruhun can çekişiyor; yanaklarından tuz dolu damlacıklar süzülüyor. Ama, gözlerin pek bi sağlıklı oluyor. Sevinç gözyaşları dökmek daha büyük bir coşku ve güdülenme gerektirdiğinden, hiç yapamıyorsanız bile biraz ıkınıp, kasılıp, acıklı bi film falan izleyip, durumu toparlamak lazım.



chronic / genetic / terrific


"Herşey olacağına varır" zihniyeti ;
"Bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın" diyen zihniyetle 1. dereceden, ruhen akraba olup, tembel ve de bencil kişilerce doğrulmuştur. Anaları da böyleydi, çocukları da kendileri gibi düşünenlere gebe kalacaklar muhtemelen.
Irsi olduğunu düşünüyor, kronikleşmesinden endişe duyuyorum.






Pazar, Aralık 23, 2007

e.l.z.e.m.


Benim "mühim"sediklerimi sen mühimsemedin, senin "mühim"sediklerini de artık ben "mühim"semiyorum.
"Mühim" olan bizdik. Sen bunun "mühim"liğine eremedin.


Cumartesi, Aralık 22, 2007

Some1.


Meyve ruhundan anlayan, onu pek yemeyen, onu seyreden ve hakkında birşeyler yazabilecek ya da bunu bi ölçü de olsa yapabilmiş bir insan tanımak istiyorum. İsterim yazmıştım, vazgeçtim. Çünkü tam şu anda istiyorum.Muhtemelen yarın da isteyeceğim o yüzden isterim de diyebilirim. Sonraaa, İstiklal'de sarhoş gibi görünmeden, aslen sarhoş ve de usulüne uygun zig zag'lar çizen biriyle yürümek bir de. Sola yatık adımlarıma ayak uydurabilecek. Birayı da limonlu içsin. Ama eline limonu alıp, orasını burasını büzüştürüp de, kabuğuna kadar yemesin lütfen. Tırnakları benim gibi güçsüz olsun. Ferrum Fort vb kan yapıcılarla ahbaplığı olsun. Benimle buluşacağını en az bir gün evvelden haber edecek biri olsun ki, antibiyotik vitamin ve benzerlerimi o gün içmeyeyim alkolden önce, ölüp gitmeyeyim. Gerçek bir hayalperest olsun. İki eli doluyken bile sigara içebilsin. Naneyle buz farkını ayırt edemesin. Votkasına nane, kolasına buz koysun. Şekerli, tatlı kokuları sevsin. Baharatı sadece mideye indirsin, kokularına bulaşmasın. Şıpsevdi çiğnesin (tercihen pembe). Kalemi hep cebinde olsun. Alışverişten ve çikolatadan büyük ölçüde haz alsın. Işığa bakarken birşeyler düşünsün fazladan. Trafik ışıkları hep ondan yana olsun. Tarlabaşı'ndan iki önceki ve iki sonraki durakları adım adım ezbere bilsin. Tabela okurken detaylarda kaybolsun. Kokulu mumları değil, saf mum kokusuna aşık olsun. Çakmak değil, kibrit kullansın. Mail'lerin asla mektupların yerini alamayacağını bilsin. Reklam için reklam yapmasın. Laf olsun diye yola çıkmasın. Hedeflerini ve esprilerini sık sık güncellesin, biri bitmeden diğerine atlamasın. Tüm küfürleri ezbere bilsin, ama ağzına yakışanları ve insanları germeyenlerini kullansın. Tüm yeşilleri sevsin. Biraz da bu yüzden, zıt renk kardeş kırmızıyı da bağrına bassın. Sevgisini dudaklarına veremeyen, ellerine ve gözlerine ulaştırmada usta bir kişilik olsun. Evcilik'te kalem pillerden dolma yapılabileceğini de bilsin. Yerine göre utanmaz, yerine göre de çekingen olmayı bilsin. Yasak elmaları yemesin, kaş göz çizip yerine koysun. İnsan sevgisi üzerine söyleyecek sayısız söze gebe olsun. Hapşırmasın da bebeleri sakat doğmasın. Çift cinsiyetli olsun. Sebebi lazım değil. Avakado ile muzu saçına sürenlerden değil, balla ezip yiyenlerden olsun. Pastilleri şeker sanıp yiyen çocuklarla arasında hep bir mesafe ile büyümüş olsun. Etli yemeklerin etlerini tabağın kenarına dizsin. Kan grubu fark etmez. Müziği can yoldaşı değil, yol arkadaşı olarak tanısın. Hayatını onun üzerine değil, müziği hayatı üzerine kursun. Böyle birini tanıyorsanız, bizi kavuşturun!

Onunla konuşmak istiyorum.


Perşembe, Aralık 20, 2007

büzüklerle düzüklerin düzlüğe çıkmasını öngören bir tüzük yok henüz.



"Hiçbirşey imkansız değildir" kadar imkansızdır, gerizekalıdan ileri görüşlülük beklemek.
Ya da boşa kürek çekmeye, hiçbirşey boşuna değildir diyen zihniyet kadar büzük !





bills.bills.bills.



AkılsızBaşınCezasınıAyaklarınÇekmeliykenNedenHepFaturasınaOrtakEdiliyorum,Tarafından ?




Pazartesi, Aralık 17, 2007

Stop'!


Kendimin editörü, kendimden sorumlu, kendi yazılarımın en yetkili, en baş yöneticisiyim. RTÜK, ahlak memuru, devletin milletin etiği, metiği, şerifi işlemez burda. Benim çöplüğüm, benim kalemim - defterim burası. Tek bir kelimeyle dahi gelme bana. Beğenmiyorsan okuma, ille de okuyacağım diyorsan oku ama ağzının fermuarla, yok ağzımı da açıcam diyorsan, ağzını aç, aynaya bağır. Nedenlerinin cevapları orda. Kendi benliğinde. Dışarda arama.




O kendini biliyor diye bir klişeye mahal vermek istemezdim ama öyle gerekti.
O kendini biliyor.
Bana mı yazdın die salakça bir soru da sorma.
Onu da yasaklamış bulunuyorum şu anda.

Cumartesi, Aralık 15, 2007

hey gidi childish..



10 yıl sonra çocukluk arkadaşlarını bulmak, ayrı geçen onca zaman yokmuşçasına sıkı sıkı sarıp öpmek, kol kola dolaşmak.
Ne düşünür ne der diye düşünmeden, kasmadan takılmak.
Onların bebek yüzlerini bilip de o resmin üzerine bir de sakallı ve makyajlı yeni yüzlerini kızlı erkekli oturtmak.
Annelerden slm alıp onların annelere de yollamak.
En kısa zamanda tekrarlayacağımızın sözüyle ayrılmak.
Ben onları çok sevmek.
Ben onları çok çok sevmek'!