Pazar, Eylül 16, 2007

Hümanizma - Egoizma paradoksu

Ego'su tavan olanların, kişilikleri yerle birdir benim için. Bencillikleri insanın ömründen ömür götürürken, şımarıklıklarına karşı sabır taşı gibi çatlamaya hazırda beklersiniz. Birgün geçicek umuduyla.. "Ben" merkezlidirler, herşeyi kendi taraflarında yorumlar, kendilerine çekerek anlatmaya çalışırlar. Genelde politik takılırlar, "ben" merkezcilik, popularite manyaklığını da beraberinde getirir çünkü, fazlaca. Birçok kişiye kin beslerler, ancak yüzlerine gülerler. Kimseyi takmıyor modunda, kendi kendime yeterim şeklinde görünseler de içten içe, çevreye sevimli ve doğru görünmek için türlü şaklabanlıklar yaparlar. Ama öyle bir "ben"ci-"bencil"dirler ki, dostluk kurulacak türde değil, anca iş arkadaşı-okul arkadaşı şeklinde kalabilirler hayatınızda.

İkinci bir tip de, "ben" merkezli, egoist görünse de, içinde onlar gibi saçmalıkları olmayanlardır. Bu tip kimselerin, egoist havasından soluyormuş gibi görünmeye çalışmalarını güçlü görünmeye çalışmalarına bağlıyorum. "Mutluyum, kendimle fazlaca(!) barışığım, sorunum yok" şeklinde bir duruşları vardır. Zararsızdırlar, elinizi uzatın ve başlarını sevin. Sadece güçlü görünmeye çalışırlar, kuyruğuna basanı incitir, ancak dokunmayanına yol verirler, incitmezler. Bu ikinci tipleri seviyorum ben. "Sayko" görünümlü, "sevimli" varlıklar onlar..

Hiç yorum yok: